21.08.2017
19.12.2015 13:09

Halil Halat
Gazeteci-Yazar
halilhalat71@hotmail.com

Nereden nereye geldik?

 Aylardır yazıyorum ve söylüyorum, hatta yıllardır, dış politikamız berbat durumda.

O kadar ki, geldiğimiz noktayı görüyorsunuz.

Bu iktidar 1 Kasım seçimlerinde tarih yazdı ama sokakta ne neşe var, ne keyif, ne de huzur.

Niye böyle?

Çünkü, böyle olmamasını gerektiren bir sürü sebep var.

Dış politika içeriye böyle yansıyor…

Mesela geçen yıl neredeyse aynı yatağa baş koyacağımız Rusya ile on günde kanlı bıçaklı olduk.

Bu geçti veya geçecek sanmayın.

Artarak devam edecek, Rusya bizden intikamını alacak ve bizim üzerimizden de AB ile ABD’ye ders verecek.

Rus atasözü ne diyor, “Ayıyı dansa kaldırırsan dansı ayı bitirir, sen değil…”

Biz ayıyı dansa kaldırdık…

Hatta halaya durduk, ayı oynuyor, biz bakıyoruz, bitse diye dua ediyoruz…!

 

*****

 

Suriye’de herkesin bir hesabı var, bir bizim olmadı…

Bizim hesabımız “Esed gitsin…” hesabıydı.

İyi de niye?

ABD’nin, AB’nin bir hesabı var.

Evet onlar da “Esed gitsin” diyor ama petrol için.

Biz hep başka şeyler söylüyorduk.

Kah PYD ile yatıp kalktık, kah koridor açmaya kalktık, terörü bitirmek istedik, önce dost siyaseti güttük, sonra ters düştük, ama hiçbir zaman petrolden bahsetmedik.

Türbe taşıdık ve sair…

Haaa… Belki şu petrol iddiaları doğruysa bilemem.

İnanmak bile istemiyorum…

Şimdi aklımıza Musul geldi, orayı alacakmışız da, petrol bizim olacakmış.

Musul ve Kerkük’te birkaç yıl önce Türkmenler katledilirken, o bölgenin Kürtleri yapıyordu bunu, Barzani ve Talabani göz yumuyor, hatta yardım ediyordu.

Oraya giren bölgesel Kürtlerin ilk yaptığı işte Nüfus Müdürlüklerini yakmak olmuştu.

Bunu yapıyorlardı çünkü, Türkmenlerden kimse “ben buralıyım” diyecek bir kayıt çıkaramasın.

Biz bunu seyrettik… Şimdi Musul aklımıza gelmiş…

AB ile ABD örs olmuş, Rusya çekiç, Suriye’yi yatırmış dövüyorlar demir gibi, biz de kolumuzu uzatıp aradan Musul’a alacağız…

Elimize veya kolumuza bir darbe yersek, o kolu bir daha kullanır mıyız bilemem!

 

 

*****

 

Suriye’yi Rusya’ya biz verdik maalesef, hem de altın tepside.

Adamların şimdi Suriye’de olmalarının bir sebebi var.

Çünkü uçaklarını düşürdük durduk yere.

12 saniye hava sahamızı ihlal etmiş.

Daha önce bunu defalarca yapmış, ses çıkarmamışız, “yapma bir daha” demişiz, uçak düşmüş, önce özür dilemişiz veya sonra, ardından veya öncesinden “bilseydik düşürmezdik” demişiz, uçak düştükten 4 dakika sonra ise NATO’yu arayıp, “aman yetişin” demişiz falan filan.

En sonunda da “uçağı pilot kendi rızası ile düşürdü” demişiz.

Suriye bizim uçağımızı düşürdü bir şey yapmadık ama, hiçbir hak bile iddia etmedik, üstelik Suriye korkacağımız bir ülke bile değil.

Şimdi Rusya’ya kafa tutmaya çalışıyoruz.

Rusya bize gerçekten ama gerçekten bir kafa tutarsa ya…

Uçağı düşürmüşüz, 4 dakika sonra NATO’yu aramışız.

NATO’da hemen yardıma(!) koştu ve 1. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi yabancı ülkelerin gemileri geldi boğaza demirledi.

Zaten bunu yıllardır yapmak istiyorlardı.

Peki Rusya ne yaptı?

NATO öyle büyük de değil, 12 parça gemiyi Boğaz’a demirledi.

Rusya ise Hazar Denizi’ne 53 gemi göndermiş.

Bunun 3 tanesi uçak gemisi.

Akdeniz’e gemi ve denizaltı yığmaya devam ediyor.

Bu bölgedeki toplam gücü NATO’yu 7’ye katlıyor.

Bu işin içinde bir iş var…

 

*****

 

Biz geçen yıl Rusya ile neredeyse aynı yatağa girecektik.

AB’ye güya kafa tutuyorduk, “Eyyy AB” diye…

Rusya’ya da “Bizi ne olur Şangay Beşlisine” alın diyorduk.

Rusya ile on gün içinde koktuk…

İkinci evimiz olan İran ile can düşmanı olduk.

Irak’ta tek dostumuz(!) dünyanın en kaypak ve kalleş adamı olan Barzani kaldı.

Kös kös, mecburen ve hatamız üzerine zaruretten geri AB’ye döndük.

AB elbette bizi kucağına çekecek ama bunun da bir bedeli olacak.

Aha buraya yazıyorum, AB’nin ilk şartı “Suriyelileri göndermeyin, sizde kalsın” gibi olsa da vallahi de billahi de “Şu Kürtlere ne istiyorlarsa vereceksiniz” dayatması olacak bunun bedeli.

Devletse devlet, özerklikse özerklik.

Türkiye bu durumda işte.

İster kabul edin, ister etmeyin…

 

*****

 

Aylar önce Alattin Çakıcı, terör örgütünün mektubunu yayınladı.

12 maddelik bir mektuptu ve bu mektupta örgütün adım adım şehirleri nasıl kuşatacağı ve ne yapacağı yazıyordu.

Yayınladım burada…

Şimdi adım adım onları izliyoruz.

O mektubu Devlet ve Devletin istihbarat birimleri biliyor da bir şey yapmıyorsa vay halimize, bilmiyorsa vay vay halimize.

Bunu da o zaman aynen söylemiştim, şimdi de söylüyorum.

Diyarbakır başta olmak üzere şehirler boşaltılacak, kuşatılacak, savaş haline geçilecek, artık dağda savaş olmayacak…

Bir müddet sonra AB’ye çağrı yapılacak veya yaptırılacak: “Türkler bize katliam yapıyor. İşte şehirlerin hali. Uzlaşma istiyoruz. Yeşil hat oluşturalım…” diyecekler.

Aha da buna gidiyor vaziyet…

Suriyeli Suriye’den göç ediyor, Türkiyeli Doğu’dan…

 

*****

 

Durun daha bitmedi…

Dolar olmuş 3 bin lira.

Yatırım durmuş.

Petrol 14 sene önce 140 dolardı, şimdi 50 dolar, biz yine aynı fiyattan alıyoruz.

Yani bir ekonomik krizden bahsetmek söz konusu.

Basın özgürlüğü falan, bunlara hiç girmiyorum bile.

Bir rüya idi bitti…

Geldi geçti…

Ama uyanamıyoruz hâlâ…

Böyle bir durum var.

Tabi bu vaziyeti elbette istemeyiz.

İnşallah basiret ve dirayetle bir an önce bunun içinden çıkarız.

Böyle düşünüyoruz da siyaset ne düşünüyor?

Siyaset ise hiçbir şey yokmuş havasında ve “acaba gelecek yıl Anayasa değişikliği ile Başkanlık için iki referandum mu yapsak, yoksa tek referandumda işi haletsek mi” diye düşünüyor.

Bunu da açık açık söylüyor, yani düşünmekle kalmıyor.

Sanki memlekette ve sınırlarımızın dışında hiçbir şey yok, her şey güllük gülistanlık.

Haaa… Bi de tezek siyaseti var.

Yıllarca muhalefeti benzin, yağ kuyrukları ile eleştiren siyaset, “Milletimiz bizi anlar, gerekirse tezek yakar” siyaseti yapıyor.

Dış politikayı anlattık ya, iç politikada da durum bu!

 

*****

 

Yani vaziyet ister istemez kötü.

Öfke siyasetinin bizi getirdiği nokta bu.

Öfke ile kalkan zararla oturur.

Ama zararın neresinden dönersen de kârdır.

Dönebilir miyiz, dönemez miyiz bilemem.

Fakat gidişat iyi değil.

Doğu ve Güneydoğu’yu görüyorsunuz.

Etrafımızda kim varsa bizi git gide köşeye sıkıştırıyor.

Haydi Rusya’yı anladık, uçağını düşürdük.

Ya “ikinci evimiz” denen İran?

Nasıl bu kadar geniş açılı bir değişim yaşandı?

Anlamak mümkün değil.

 

*****

 

Toparlanmak lazım.

Ama nasıl…

Bana göre etkili bir muhalefet ile olur ancak bu.

Çünkü iktidara güç yetirecek artık hiçbir şey kalmadı.

Her şey elinde…

Gerçekten güçlü…

Ama bu güç işte hoyratlığa dönüyor ve zarar verici oluyor.

7 Haziran seçimlerinin sonucu aslında iyi idi.

Bir ders seçimi idi.

Fakat muhalefet bunun kıymetini bilmedi.

Şimdi muhalefetin kıymeti anlaşılıyor gibi geliyor bana.

MHP’ye bu anlamda bir şans doğdu gibi.

Buna da Devlet Bahçeli izin verir ise…

Zaman Türkiye için çok tehlikeli.

Ada ülkesiyiz aslında, etrafımız sularla çevrili, dünyaya kafa tutuyoruz ama bir uçak düşürdük hemen NATO’yu çağırdık.

Ne doğru dürüst bir gemimiz var, ne danizaltımız.

Bunu da görmüş olduk bu vesile ile…

Tek gerçeğimiz kafa tutmakmış!

İsrail’e bile “gel dost olalım” diye çağrı yapıyoruz.

Buna artık ne derseniz deyin.

Vaziyet budur.

Çıkış noktası vardır.

Ya bırakacaksın Hükümete işleri yürütecek sağa sola bulaşmadan.

Ya da…

Bu köşe yazısı 1519 defa okunmuştur.
Yorum Yaz

YORUMLAR

Sevgi Halat:
Yaşadıklarımızı çok güzel toparlamışsın. Emeğine yüreğine sağlık kalemine kuvvet.
16.07.2016 15:11:25

YAZARIN TÜM YAZILARI

Başkan… - 9 Ocak 2017 Pazartesi 16:07
Amerika’da kramp…! - 15 Kasım 2016 Salı 21:10
Badire… - 20 Temmuz 2016 Çarşamba 19:45
Nereden nereye geldik? - 19 Aralık 2015 Cumartesi 13:09
“Şu Atatürk denen adam!” - 15 Kasım 2015 Pazar 23:01
Seçmen aslında ne dedi? - 3 Kasım 2015 Salı 23:39
ALMAK DEĞİL, YAPMAK…! - 21 Ekim 2015 Çarşamba 01:02
“Türkiye nasıl toparlanacak?” - 14 Ekim 2015 Çarşamba 23:31
“Hatır-gönül” seçimi… - 20 Eylül 2015 Pazar 23:57
İÇİNDEN ÖYLE GELİR… - 10 Eylül 2015 Perşembe 00:42
Öyle kolay olmayacak! - 3 Eylül 2015 Perşembe 00:06
BİR ÖZTÜRK PORTRESİ - 12 Ağustos 2015 Çarşamba 10:51
TOPLUMUN DİNAMİKLERİ - 2 Ağustos 2015 Pazar 21:21
Birlikte, hep birlikte… - 24 Temmuz 2015 Cuma 00:17
Van minüt…! - 7 Haziran 2015 Pazar 23:40
Listeler ve Kırıkkale… - 13 Nisan 2015 Pazartesi 23:18
Diğer isimler… - 24 Şubat 2015 Salı 23:19
Flaş isimler... - 14 Şubat 2015 Cumartesi 01:05
Ersan Hoca’m aday mısın? - 7 Ocak 2015 Çarşamba 23:46
Zaman ne Zaman'ı...? - 15 Aralık 2014 Pazartesi 00:31
Siyaset hareketleniyor... - 4 Aralık 2014 Perşembe 00:11
“Yeni Müdür” Bey…! - 16 Ekim 2014 Perşembe 23:52
Yeni dönem nasıl olur? - 30 Eylül 2014 Salı 23:59
Akçay ve Saygılı - 2 Eylül 2014 Salı 23:59
Siyasi vaziyetimiz - 29 Ağustos 2014 Cuma 00:06
Kırıkkaleli ne bekliyor! - 2 Ağustos 2014 Cumartesi 00:21
YİNE BİR SEÇİM… - 16 Temmuz 2014 Çarşamba 01:07
NEDEN BÖYLE OLDU? - 6 Haziran 2014 Cuma 01:01
Soma’lı çocuk… - 23 Mayıs 2014 Cuma 00:06
Gelecekte Kırıkkale... - 6 Mayıs 2014 Salı 23:23
Saygılı'nın Kırıkkale'si... - 29 Nisan 2014 Salı 00:09
Nasıl bir seçim oldu? - 21 Nisan 2014 Pazartesi 18:54
Seçim analizi - 8 Mart 2014 Cumartesi 01:12
Gördüğünüz... - 15 Aralık 2013 Pazar 23:32
"Saygılı" bir aday... - 9 Aralık 2013 Pazartesi 00:12
Seçim veya tercih... - 6 Aralık 2013 Cuma 00:04
Söz değil, söylem önemli... - 21 Kasım 2013 Perşembe 00:00
Atalay ne dedi? - 10 Kasım 2013 Pazar 23:39
Çekişme... - 4 Kasım 2013 Pazartesi 15:24
Siyasi hareketlilik başladı - 27 Ekim 2013 Pazar 21:51
Selden kütük kapmak... - 24 Ekim 2013 Perşembe 23:36
Bayram havası... - 20 Ekim 2013 Pazar 23:21
Vaziyete yorumumdur… - 10 Ekim 2013 Perşembe 23:07
Demir ne diyor? - 7 Ekim 2013 Pazartesi 23:08
Anket... - 30 Eylül 2013 Pazartesi 12:15
Karizma yok fakat... - 9 Eylül 2013 Pazartesi 23:27
AK Parti... - 15 Ağustos 2013 Perşembe 15:36
Bayram mesajları… - 12 Ağustos 2013 Pazartesi 23:33
Duru bir aday... - 17 Temmuz 2013 Çarşamba 23:41
Marjinallik bu değil... - 13 Haziran 2013 Perşembe 23:35
Bunu sandık temizler! - 9 Haziran 2013 Pazar 23:50
Kimlik meselesi… - 19 Mayıs 2013 Pazar 16:09
Akiller ne anlattı? - 9 Mayıs 2013 Perşembe 10:45
Keskin ve Başkan Sakallı... - 29 Nisan 2013 Pazartesi 14:15
Soylu neler söyledi... - 26 Nisan 2013 Cuma 23:48
Net ifadeler… - 12 Nisan 2013 Cuma 23:21
Takip edileceksiniz... - 9 Nisan 2013 Salı 11:34
Tansiyon... - 31 Mart 2013 Pazar 22:56
Eğer doğruysa… - 22 Mart 2013 Cuma 11:08
Tam 10 yıl... - 15 Mart 2013 Cuma 22:57
Şehir projesi... - 10 Mart 2013 Pazar 20:46
AVM kültürü... - 8 Mart 2013 Cuma 22:44
Ne çok giden oldu... - 6 Mart 2013 Çarşamba 23:03
Enver Ören... - 28 Şubat 2013 Perşembe 15:20
Samimiyet... - 17 Şubat 2013 Pazar 15:00
Başbakan’ın garantisi altında - 10 Şubat 2013 Pazar 16:32
Kırıkkale için yatırımlar... - 3 Şubat 2013 Pazar 23:15
Okul kıyafeti... - 21 Ocak 2013 Pazartesi 16:10
Örnek alınıyor... - 28 Aralık 2012 Cuma 11:09
Dört harfli, sihirli kelime... - 17 Aralık 2012 Pazartesi 23:35
Bir anda kesildi... - 2 Aralık 2012 Pazar 22:54
Yokluk nelere kadir!... - 31 Ekim 2012 Çarşamba 22:28
Bu ülkede yaşamak… - 28 Eylül 2012 Cuma 23:30
Vefa mı vefasızlık mı? - 25 Eylül 2012 Salı 00:03
2014 ayarı yapılıyor... - 9 Eylül 2012 Pazar 23:28
Seçim geliyor... - 27 Ağustos 2012 Pazartesi 21:55
Bayram mesajları… - 21 Ağustos 2012 Salı 17:57
Şartlar nasıl oluşacak... - 20 Temmuz 2012 Cuma 00:44
Kim kırdı... - 9 Temmuz 2012 Pazartesi 23:11
Yerel yönetimlerin etkisi... - 7 Haziran 2012 Perşembe 23:21
Sanat olmayınca... - 28 Mayıs 2012 Pazartesi 23:09
Bu kimin rezaleti! - 13 Mayıs 2012 Pazar 22:50
En önemli proje… - 28 Nisan 2012 Cumartesi 00:31
Yeni bir proje,,, - 11 Nisan 2012 Çarşamba 23:30
Sosyalist hükümet... - 2 Nisan 2012 Pazartesi 22:41
MKE'nin geleceği... - 27 Mart 2012 Salı 18:25
Biz ne ile övüneceğiz? - 8 Mart 2012 Perşembe 21:36
Biz ne ile övüneceğiz? - 8 Mart 2012 Perşembe 21:35
Bizde vizyoner yok hemşerim! - 22 Şubat 2012 Çarşamba 23:44
İl milliyetçiliği... - 20 Şubat 2012 Pazartesi 12:08
Müdür Bey… - 29 Ocak 2012 Pazar 23:24
Kayıp-kaçak… - 15 Ocak 2012 Pazar 23:20
MKE Genel Müdürlüğü… - 10 Ocak 2012 Salı 00:02
Neye ihtiyaç var! - 27 Aralık 2011 Salı 23:13
Kafayı yersiniz! - 20 Aralık 2011 Salı 22:43
MHP’de önemli gelişmeler - 13 Aralık 2011 Salı 23:25
Önemil gelişme - 12 Aralık 2011 Pazartesi 23:46
Binalara dikkat! - 28 Kasım 2011 Pazartesi 21:47
Sizin öncü olmanız gerekir… - 26 Kasım 2011 Cumartesi 00:03
Yurdum insanı… - 21 Kasım 2011 Pazartesi 00:52
Biz adam olmayız… - 17 Kasım 2011 Perşembe 23:37
Köşeli bir yazı… - 10 Kasım 2011 Perşembe 23:25
Bayram gündemi... - 9 Kasım 2011 Çarşamba 22:55
Sahte yardımseverler... - 3 Kasım 2011 Perşembe 23:56
Herkes müteahhit olursa… - 29 Ekim 2011 Cumartesi 00:17
Manidar bir durum… - 26 Ekim 2011 Çarşamba 00:21
Değişim… - 23 Ekim 2011 Pazar 22:41
Son durum nasıl? - 21 Ekim 2011 Cuma 23:52
İstenirse bitirilir... - 19 Ekim 2011 Çarşamba 23:47
İnanmak istiyorum - 18 Ekim 2011 Salı 23:02
Özetle hezimet... - 16 Ekim 2011 Pazar 21:59
Şimdi anlaşıldı... - 14 Ekim 2011 Cuma 23:09
Üstadım… - 11 Ekim 2011 Salı 22:16
İyi niyet… - 1 Ekim 2011 Cumartesi 01:34
Mantık yürütmek… - 29 Eylül 2011 Perşembe 00:46
Bu bir sevgi değil… - 26 Eylül 2011 Pazartesi 23:54
Farkına varın… - 24 Eylül 2011 Cumartesi 00:02
Bunlar neyin nesi? - 22 Eylül 2011 Perşembe 00:05
Demek ki var bir şey… - 18 Eylül 2011 Pazar 23:15
Yazıklar olsun… - 15 Eylül 2011 Perşembe 01:15
Cephe savaşları yaşanıyor - 13 Eylül 2011 Salı 00:22
Kırıkkale Güç Birliği - 24 Ağustos 2011 Çarşamba 23:48
Soytarı ne zaman fark eder? - 22 Ağustos 2011 Pazartesi 23:18
Yardımın da suyu çıkar mı? - 17 Ağustos 2011 Çarşamba 01:44
AK Parti’nin sırrı… - 15 Ağustos 2011 Pazartesi 22:59
Bizi kim fişledi? - 13 Ağustos 2011 Cumartesi 00:46
Artık dökülüyorlar… - 10 Ağustos 2011 Çarşamba 01:00
Ayıp değil… - 6 Ağustos 2011 Cumartesi 01:40
Seçim yeni başlamış… - 29 Temmuz 2011 Cuma 23:19
İçinden öyle gelir… - 26 Temmuz 2011 Salı 00:20
Ha Bingöl ha Kırıkkale… - 20 Temmuz 2011 Çarşamba 09:52
Artık böyle gitmemeli... - 16 Temmuz 2011 Cumartesi 01:57
CHP'de son durum - 14 Temmuz 2011 Perşembe 01:45
Atalay’ın görevi… - 11 Temmuz 2011 Pazartesi 00:27
Gurur duymak böyle bir şey… - 2 Temmuz 2011 Cumartesi 02:11
AK Parti seçim analizi - 27 Haziran 2011 Pazartesi 23:47
MHP ne yapmalı!... - 24 Haziran 2011 Cuma 00:42
CHP nasıl iktidar olur? - 20 Haziran 2011 Pazartesi 23:52
Şimdi destek zamanı… - 20 Haziran 2011 Pazartesi 01:01
Aslında ne oldu? - 17 Haziran 2011 Cuma 01:01
Seçimin sonucu - 12 Haziran 2011 Pazar 23:53
Artık söz kimde? - 11 Haziran 2011 Cumartesi 00:51
Son viraj... - 10 Haziran 2011 Cuma 00:01
HAS Parti ve Kurtulmuş - 7 Haziran 2011 Salı 00:41
Seçime az bir zaman kaldı - 6 Haziran 2011 Pazartesi 01:06
Partilerden adaylar... - 4 Haziran 2011 Cumartesi 00:23
Yeni anayasa konuşulmalı - 1 Haziran 2011 Çarşamba 23:41
CHP’nin mitingi nasıldı? - 31 Mayıs 2011 Salı 00:18
AK Parti mitingi... - 25 Mayıs 2011 Çarşamba 21:09
Anketler neler söylüyor? - 21 Mayıs 2011 Cumartesi 00:39
İlginç seçim analizleri - 18 Mayıs 2011 Çarşamba 23:04
Karakuş’un çalışması - 16 Mayıs 2011 Pazartesi 23:45
Böyle de olur… - 15 Mayıs 2011 Pazar 23:52
Atalay ve izlenimler… - 13 Mayıs 2011 Cuma 23:30
Soylu ile görüşme - 11 Mayıs 2011 Çarşamba 22:09
MHP’nin dinamik ismi Veli Uça - 10 Mayıs 2011 Salı 23:34
Böyle herkes olur… - 8 Mayıs 2011 Pazar 20:37
Kırıkkale’deki sıralama - 4 Mayıs 2011 Çarşamba 22:22
Has Parti startı verdi - 29 Nisan 2011 Cuma 23:48
HEPAR’ın mitingi nasıldı? - 26 Nisan 2011 Salı 22:51
CHP'de durum... - 24 Nisan 2011 Pazar 21:42
AK Parti startı verdi... - 20 Nisan 2011 Çarşamba 21:47
Pek inandırıcı gelmiyor... - 18 Nisan 2011 Pazartesi 21:37
AK Parti'nin listesi - 13 Nisan 2011 Çarşamba 21:33
AK Parti’nin listesi - 13 Nisan 2011 Çarşamba 21:31
Kendini büyüttü - 13 Nisan 2011 Çarşamba 10:05
12 Haziran listeleri - 11 Nisan 2011 Pazartesi 23:52
Sürprizler olabilir mi? - 10 Nisan 2011 Pazar 20:06
CHP-MHP-Özbek - 7 Nisan 2011 Perşembe 23:16
Siyasette durum - 6 Nisan 2011 Çarşamba 14:06
Yok ki farkları... - 3 Nisan 2011 Pazar 22:23
Orhan Aytekin... - 29 Mart 2011 Salı 21:38
Sonuç ve aday adayları… - 21 Mart 2011 Pazartesi 23:03
Gül’ün Kırıkkale ziyareti - 17 Mart 2011 Perşembe 23:11
İşte şimdi farklı oldu... - 8 Mart 2011 Salı 23:14
Aradaki fark nedir? - 6 Mart 2011 Pazar 23:05
Hoca’nın asıl yaptığı… - 2 Mart 2011 Çarşamba 23:46
Mesele nedir? - 17 Şubat 2011 Perşembe 22:10
Gerçekten görmek istiyor muyuz? - 15 Şubat 2011 Salı 22:55
Çıksınlar ortaya… - 13 Şubat 2011 Pazar 23:36
Siyaseti kim yönlendirir? - 11 Şubat 2011 Cuma 00:00
Siyaset bu mudur? - 1 Şubat 2011 Salı 11:55
Bunda sihir yok! - 16 Ocak 2011 Pazar 23:02
Kazanan kim oldu? - 14 Ocak 2011 Cuma 17:24
Seçim hazırlıkları ve adaylar - 10 Ocak 2011 Pazartesi 22:06
Sürpriz gelişme… - 28 Aralık 2010 Salı 22:49
AK Parti il… - 26 Aralık 2010 Pazar 21:53
Teşkilatlar nasıl olmalı? - 21 Aralık 2010 Salı 23:27
YAZARLAR
ANKET
Hangi Sorunun Cevabını Merak Ediyorsanız? Söyleyin Halkımıza Soralım.