21.08.2017
Ana Sayfa » SiyasetGeri Dön «

Belediyelerdeki Son Durum

30.05.2012 11:11:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mihder Genel Başkanı Mehmet Dönmez Başbakana konu ile İlgili mektup yazdı.

 

Mihder Genel Başkanı Mehmet Dönmez’in canlı yayında yaptığı açıklama ses getirmeye devam ediyor.
Antalya Akdeniz Televizyonunda (ART) canlı yayına katılan Dönmez; nüfusu 2 binin altında kalan belediyelerin kapatılıp kapatılmayacağı ile ilgili açıklamalar yaptı.
 
Canlı yayın sonrasında telefonla birçok belediye başkanının aradığı Dönmez konu ile ilgili Belediye Başkanlarını bilgilendirdi.
 
Ankara’da bulunan Mihder Genel Merkezi, nüfusu 2000 altında kalan belediye başkanların akınına uğradı.
 
AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi ile yapılan görüşmede, yapmış olduğu çalışmalar ile ilgili bilgi aktardı. Belediyelerin kapatılması ve bazı Belediyelerin Büyükşehir Belediyesi olması ile ilgili olumlu ve olumsuz görüşlerini iletti.
 
Genel Başkan Dönmez’ in  Belediyelerin, Belediye Başkanlarının ve çalışanlarının konumlarıyla ilgili Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a göndermiş olduğu mektupta da bir çok konuya yer verilmekte.
 
Mihder Genel Başkanı Mehmet Dönmez’in televizyon programında yapmış olduğu yayını izlemek için linke tıklayınız..www.youtube.com/watch

 

 

 
                                                                                             
Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN
T.C. BAŞBAKANI
Bakanlıklar/ANKARA
Sayın Başbakanım,
 
3 Dönem Belediye Başkanlığı yapmış ve Mahalli İdarelere Hizmet Derneği Genel Başkanı sıfatımla da 17 yılda Belediyelerimiz ve İl Özel İdarelerimize 270 Eğitim Semineri düzenlemiş ve sunumlarda bulunmuş biri olarak, Mahalli İdarelere verdiğiniz önemi bilerek ve bir dizi Kanunları çıkararak Maliye Bakanlığı kapılarında işçi maaşı ödeyebilmek için beklemekte olan biz belediye başkanlarını kurtardığınız için ayrıca şükranlarımızı sunuyor ve en kalbi duygularımla  ALLAH RAZI OLSUN diyorum. İnsanların en hayırlısı insanlara hizmet edenlerdir.
 
Yine takdirle takip ettiğimiz ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanmış bulunan ve Başbakanlığa sunulduğu anlaşılan “Büyükşehir Kanunu ve Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile ilgili olarak Derneğimizce, eklenmesi veya değiştirilmesi uygun olacağı düşünülen hususlar ek’te sunulmuştur.
 
Arzu edildiği takdirde tarafımızdan sözlü bilgi de sunulacaktır.
Takdirlerinize saygılarımla arz ederim.
 
0532 285 86 73
 
Ek: Öneriler
Hazırlanan taslakta derneğimizce yapılan öneriler 3 ana bölümde oluşmaktadır.
 
A. BÜYÜKŞEHİR KANUNU İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ
 
1) Nüfusu 750 bini aşan 13 İl ve daha evvelki 16 Büyükşehir belediyelerinin İstanbul ve Kocaeli örneği mülki sınırları ile birlikte Büyükşehir yapılması konusunda, Birkaç belde ve köyün birleşmesi ile yeni İlçe olabilecek beldeler, İlin Valisi ve Milletvekilleri tarafından objektif olarak çok iyi değerlendirilmesi, Coğrafi olarak konumları, Tarihi ve Turistik yöre olmaları ve Marka belde olmaları , borç,alacak ve altyapı durumları da incelenerek karar verilmesinin yapılacak olan yeni düzenlemenin ruhuna daha uygun olacağı kanaatindeyiz.
2) 5779 sayılı Kanunla belirtilen payların yeni düzenlenecek Büyükşehir belediye nüfusları da göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmeli
 
B. BELEDİYE KANUNU İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ
 
1) Büyükşehir Belediyesi haricindeki nüfusu 2000’ in altına düşen belediyelerin kapatılması konusunda; O İlin Valisi ve Milletvekillerince incelenerek;
            a) Tarihi ve turistik bir yer olanların kapatılmaması
            b) Coğrafi olarak ilçeye uzak olan ve beldeye bağlı birkaç köyün her şeyi olan belediyelerimizin o bölge için Yangında itfaiyesi ile, kışın karda grayderi ile hastalık halinde ambulansı ile hizmet verdikleri göz ardı edilmemeli
            c) Birleşecek olan köy ve beldelerin razı olmaması ve ihtilaf çıkması halinde ise bu gibi özel yerlerde resen 5 veya 10 km çember düzenlenmesi maddesi konularak resen birleştirilmesi daha iyi olur kanaatindeyiz.
 
C. ÖZLÜK HAKLARI İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ
 
 
1.5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’ nun geçici 4 üncü maddesi ile Mülga olan 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanununun ( 68’inci maddesinin “Geçici 4,” 5393 sayılı Belediye Kanununun 85/a, 13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değişik Ek 68 inci ) maddeleri ile Belediye Başkanlarına sağlanan Makam ve Görev Tazminatı 01.10.2008 tarihinden sonra Belediye Başkanı seçilen başkanlara uygulanmamaktadır. Dolayısıyla 2009 yılında ilk defa belediye başkanı seçilenler bu tazminattan faydalanamamakta olup, bu husus Anayasanın 10 uncu maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Aşağıdaki şekilde yeni düzenleme yapıldığı takdirde bu adaletsizlik giderilecektir:
 
“31.05.2006 Tarih ve 5510 sayılı Kanun’ un 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
            d) Seçimler sonucu belediye başkanlığına seçilenlerden; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ( c ) bendi kapsamında sigortalı olanların Personel mevzuatı gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumlarına prim ödemek suretiyle geçen sürelerinin her yılı bir kademe, her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde, en son yükselebilecekleri dereceleri geçmemeleri şartıyla intibaklarında değerlendirilir.
 Bunlardan;   Büyükşehir belediye başkanı olanlar için, Bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla, bu kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı “ bölümünün (d) bendinde belirtilenlerin prime esas kazançları esas alınır,
Emekli aylığı bağlanan büyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000, ilçe belediye başkanlarına 5000, diğer belediye başkanlarına 2500 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde belgesi (veya makbuzu) karşılığında Hazineden tahsil olunur.
            a) Ayrıca ek göstergelerde de belediye başkanının yaptığı atama neticesinde 6400 ek gösterge alan Genel Müdürler var iken, belediye başkanı ek göstergesi 4800 de kalmış ve büyük adaletsizliklere yol açmaktadır. Ek gösterge rakamlarının yeniden rehabilite edilmesi gerekmektedir.
b) SSK ve Bağ-Kur dan emekli olan ve 9000 iş günü dolduran belediye başkanlarımıza 60 yaş dolmadan Temsil ve Görev Tazminatı ödeme yapılmaz denilmektedir.Halbuki emekli sandığından emekli olan ve 49 yaşında da olsa 5434 sayılı mülga Kanunun 39 uncu maddesi gereği faydalanabiliyor ve Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı oluyor.
c) 2009 yılında yeni seçilen belediye başkanları Bağ-Kur veya SSK dan emekli ise ve yüksek tahsil yapmışsa 9 uncu dereceden başlatılıp, 9 uncu dereceden emekli oluyorlar, ama yedek subay olarak askerlik yapmış veya daha evvel memur olarak çalışmış kişiler 10 gün memuriyet hizmeti dahi olsa Bağ-Kur veya SSK da geçen diğer hizmetleri memuriyette geçmiş sayılıyor ve tahsil derecelerine göre 1 inci dereceye yükselebiliyor.
1.      Belediye Başkanlarımızın emrinde çalışan bazı Kamu görevlilerinin maaşı birçok belediyede, Belediye başkan maaşını geçmiştir. Bu nedenle mevcut belediye başkan ödenekleri de yeniden düzenlenmeli.
 Belediye başkan ödenekleri ile ilgili önerilerimiz:
 
              “ 5393 sayılı Belediye Kanunun 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir
Madde 39- Belediye başkanına nüfusu;
            a) 10.000'e kadar olan beldelerde  90.000,
            b) 10.001'den 50.000'e kadar olan beldelerde 110.000,
            c) 50.001'den 100.000'e kadar olan beldelerde 120.000,
            d) 100.001'den 250.000'e kadar olan beldelerde  135.000,
            e) 250.001'den 500.000’e kadar olan beldelerde 150.000,
            f) 500.001’den 1.000.000’a kadar olan beldelerde 170.000,
            g) 1.000.001’den 2.000.000’a kadar olan beldelerde 220.000,
            h) 2.000.001’den fazla olan beldelerde 275.000,
Gösterge rakamının Devlet Memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001'den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında  (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.
3.Belediye Başkanı olarak prim yatıran başkanlarımızın varsa ara boşluklarına borçlanma ve güncel olarak ara boşlukları defaten ödeyerek süreleri doluyorsa emekli imkanı getirilmelidir.
4.Belediye Başkanlıkları sona eren ve emekli olamayan belediye başkanları Kamuda konumlarına göre atanabilme imkanı verilmelidir.
5.Belediye Başkan Yardımcılarına da 2500 – 8500 Makam ve Görev Tazminatı ödenmelidir.
      6. En son 15.01.2005 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile devlet memurlarına verilen “1” derecelik yükselmeden faydalanmayan devlet memurlarına da eşitliğin sağlanabilmesi açısından 1 derecelik haktan faydalanmasını sağlayacak düzenleme yapılmalıdır.
      7. 200 bini aşkın Kamuda çalışan Sözleşmeli Personel kadroya alındığı halde; Belediye ve İl Özel İdarelerimizde çalışan 17.600 kişi hala kadro beklemektedir. Bir defaya mahsus Belediye ve İl Özel İdarelerimizde çalışan sözleşmeli personelin de kadroya alınması
      8.5779 sayılı İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL
BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUNkapsamında yapılması gereken değişiklik önerilerimiz ise;
1. Kanun’unDenkleştirme ödeneği” başlıklı 6 ıncı maddesinde aynen” (1) Kesinleşmiş en son genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamının binde biri Maliye Bakanlığı bütçesine, belediyeler denkleştirme ödeneği olarak konulur. Maliye Bakanlığı, bu ödeneği, mart ve temmuz aylarında iki eşit taksit halinde dağıtılmak üzere, İller Bankası hesabına aktarır. Bu ödeneğin yüzde 60’ı, nüfusu 5.000’e kadar olan belediyelere, yüzde 40’ı ise nüfusu 5.001 – 9.999 arasında olan belediyelere eşit şekilde dağıtılır.”
denilmiş olup, söz konusu madde iyi niyetle ve bütçe yönünden geri kalmış belediyeler ile gece gündüz,yaz kış nüfus oranları değişen belediyeleri kalkındırmak için düzenlenmiş bir madde ise de bu ödeneğin 2011 yılı Mart ve Temmuz ayı dağılımı hiç de adaletli olmamıştır. Nitekim 4999 nüfusa sahip olan bir belediyeye söz konusu aylarda 17.100 TL denkleştirme ödeneği gönderilirken, nüfusu 5000 olan bir diğer belediyeye 74.500 TL ödenek gönderilmesi gibi bir adaletsizlik ortaya çıkmıştır. Temennimiz bu adaletsizliğin düzeltilerek 2012 yılında yine yapılacak olan bu ödemelerin nüfusu 5000 e kadar olan belediyelere hiç olmazsa Mart ve Temmuz taksitlerinin 40.000.- TL denkleştirme ödeneği düşecek şekilde gönderilmesidir.
2. Yine aynı Kanunun “İl özel idare paylarının tahsisine ilişkin esaslar” başlıklı 4. maddesi aynen;” (1) 2 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen orana göre ayrılmış bulunan il özel idare payının;
             a) Yüzde 50’lik kısmı illerin nüfusuna,
             b) Yüzde 10’luk kısmı illerin yüzölçümüne,
             c) Yüzde 10’luk kısmı illerin köy sayısına,
             ç) Yüzde 15’lik kısmı illerin kırsal alan nüfusuna,
             d) Yüzde 15’lik kısmı illerin gelişmişlik endeksine,
             göre İller Bankası tarafından dağıtılır.
             (2) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen köy sayısı, İçişleri Bakanlığı tarafından her yılın ocak ayından geçerli olmak üzere İller Bankasına bildirilir.
             (3) Birinci fıkranın (d) bendinde belirtilen kriter için Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından tespit edilen en son endeks esas alınır. Bu endeksin kullanımında iller gelişmişlik katsayılarına göre en az gelişmiş ilden en çok gelişmiş ile doğru ve eşit sayıda ili içeren beş gruba ayrılır. İllerin eşit sayıda beş gruba ayrılmasında eşitliği bozan il son gruba ilave edilir. Birinci fıkranın (d) bendine göre belirlenen miktarın yüzde 23’ü birinci gruba, yüzde 21’i ikinci gruba, yüzde 20’si üçüncü gruba, yüzde 19’u dördüncü gruba ve yüzde 17’si beşinci gruba tahsis edilir. Bu tahsisat, her grup içinde, gruba giren illerin nüfuslarına göre dağıtılır.”
denilmiş olup, bu sayede farklı coğrafi özellikler taşıyan il özel idarelerinin hizmet alanı, hizmet ünitesi ve diğer özellikleri dikkate alınarak farklı şekilde ödenek alması temin edilmiştir. Aynı düzenlemenin belediyeler bakımından da yapılması büyük önem taşımaktadır. Şöyle ki,
      Ekonomik gelişmişlik bakımından geri kalmış belediyeleri, turizm sezonundaki gece ve gündüz nüfusu, yaz ve kış ayları için sahip olunan farklı nüfuslar da dikkate alınarak maddi yönden özel bir şekilde desteklemek gerekmektedir. , Turizm ve sanayi bölgelerine hizmet veren belediyeleri kalkındırmak için söz konusu kanun kapsamında ilave pay dağıtım kriterlerinin ihdasına lüzum vardır.
     Bir başka sorun ise, “Gelişmişlik Endeksi” konusundaki uygulamadır. Bilindiği gibi, uygulamada; İl’e bağlı beldeler için il belediyesinin, ilçeye bağlı beldeler için ise ilçe belediyesinin gelişmişlik endeksi esas alınmaktadır. İller Bankası payı da bu esaslar doğrultusunda ödenmekte ve büyük adaletsizlikler ortaya çıkmakta ve Kanun amacı doğrultusunda uygulanmamaktadır. Bu sorunun çözümü için ya beldeler için ayrı gelişmişlik endeksi hesaplanmalı ya da bu uygulamadan zarar gören beldeler için ilave ödeme yapılması sağlanmalıdır.
9. İmar Barışı: İmar barışı konusunda hem vatandaş, hem belediye ve hem de il özel idareleri zor durumlarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Bu yüzden kaçak yapılar için şöyle bir imar barışı teklifi zannederim her kesimirahatlatacaktır:
a)      Yapı, 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış ise,
 
b)      Beldenin mevcut imar planına ve parsellerdeki komşu çekme mesafeleri uygun ise,
 
c) Mühendisler tarafından depreme dayanıklılık raporu ve projesi yapılmış ise,
d) İmarla ilgili olarak, çıkarılacak bu imar barışı yasasından faydalanacak vatandaşların,
1.      Belediyeye             1.000 TL maktu harcın
2.      SGK ya                 1.000 TL maktu harcın
3.      Maliyeye                1.000.TL maktu harcın ödemek suretiyle ruhsata bağlanıp, imara aykırı veya depreme dayanıklı olmayan binaların yıkılmasına ilişkin bir imar barışı çıkarılmalıdır.
 
10. Çevre Kanununda değişiklik yapan ve 13 Mayıs 2006 tarihinde resmi gazetede yayımlanan 5491 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi aynen;
4 – Atıksu arıtma ve evsel nitelikli katı atık bertaraf tesisini kurmamış belediyeler ile halihazırda faaliyette olup, atıksu arıtma tesisini kurmamış organize sanayi bölgeleri, diğer sanayi kuruluşları ile yerleşim birimleri, bu tesislerin kurulmasına ilişkin iş termin plânlarını bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Bakanlığa sunmak ve aşağıda belirtilen sürelerde işletmeye almak zorundadır.
          İşletmeye alma süreleri, iş termin plânının Bakanlığa sunulmasından itibaren; belediyelerde nüfusu, 100.000’den fazla olanlarda 3 yıl, 100.000 ilâ 50.000 arasında olanlarda 5 yıl, 50.000 ilâ 10.000 arasında olanlarda 7 yıl, 10.000 ilâ 2.000 arasında olanlarda 10 yıl, organize sanayi bölgeleriyle bunların dışında kalan endüstri tesislerinde ve atıksu üreten her türlü tesiste 2 yıldır.
          Halen inşaatı devam eden atıksu arıtma ve katı atık bertaraf tesisleri için iş termin plânı hazırlanması şartı aranmaz. Tesisin işletmeye alınma süresi bu maddede belirlenen işletmeye alınma sürelerini geçemez.
          Belediyeler, organize sanayi bölgeleri, diğer sanayi kuruluşları ile yerleşim yerleri bu hükümden yararlanmak için bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Bakanlığa başvurmak zorundadır.
          Bu Kanunun 8 inci maddesi ile atıksu altyapı sistemlerinin ve katı atık bertaraf tesisleri kurma yükümlülüğü verilen kurum ve kuruluşların, bu yükümlülüklerini, bu maddede belirtilen süre içinde yerine getirmemeleri halinde; belediyelerde nüfusu 100.000’den fazla olanlara 50.000 Türk Lirası, 100.000 ilâ 50.000 arasında olanlara 30.000 Türk Lirası, 50.000 ilâ 10.000 arasında olanlara 20.000 Türk Lirası, 10.000 ilâ 2.000 arasında olanlara 10.000 Türk Lirası, organize sanayi bölgelerinde 100.000 Türk Lirası, bunların dışında kalan endüstri tesislerine ve atıksu üreten her türlü tesise 60.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. “ denilmektedir.
 
          Bu süreler 100.000 nüfusu aşan yerlerde 13.Mayıs 2009 tarihinde dolmuştur. Belediye Başkanlarımız maddi imkansızlıklar ve kredi bulmaktaki zorluklar nedeniyle projeleri tamamlayamadıklarından idari para cezası almakla karşı karşıyadırlar. Bu sürenin uzatılması gerekir.
11. 21 Nisan 2010 gün ve 27559 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: yayımlanan 5510 SAYILI KANUNUN 8 İNCİ MADDESİNİN YEDİNCİ FIKRASININ UYGULANMASI HAKKINDA TEBLİĞİN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ’in 
          “ MADDE 8 – Aynı Tebliğin, 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
          “d) Belediye başkanlıklarınca yapılan zabıta denetimlerinde işyerlerinde çalışanların kimlik ve mesleki bilgileri de alınarak Kuruma bildirilmesi sağlanır.
          e) Belediyelerce, ilk defa su ve doğal gaz abonesi olacakların kimlik ve mesleki bilgileri alınarak Kuruma gönderilmesi sağlanır.
          f) Belediyelerce, Otogar Yönetmelikleri gereğince, otogarda hizmet veren otobüs firmalarının büro ve araç şoförleri ile çalışanlarının (hostes, host ve muavin) kimlik bilgilerinin Kuruma verilmesi sağlanır.
          g) Belediyelerce, özel halk otobüsü ve dolmuş işletenler ile bu araçlarda çalışanların kimlik bilgileri Kuruma verilir.
          ğ) Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Tescil Daire Başkanlığınca, araç tescili ve tescil değişikliklerinde, gerçek kişilerin kimlik ve mesleki bilgileri de alınarak elektronik ortamda ve topluca Kuruma verilmesi sağlanır. Bu bilgilerin topluca alınamaması durumunda, bilgiler il emniyet müdürlüklerinden alınır.” Hükmü yer almaktadır. Bu hüküm belediyelerimizi bir nevi SGK’nın muhbiri pozisyonuna getirmiştir.

Bu maddenin daha makul hükümlerle düzeltilmesi gerekmektedir.
         12. 5393 sayılı Belediye Kanununda yapılması gereken bir değişiklik ise, Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazetenin 22 Haziran 2010 tarih ve 27619 sayılı nüshasında yayımlanan, 4.2.2010 tarih ve E: 2008/27, K: 2010/29 sayılı kararıyla iptal edilen, Belediye Kanununun 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası için yeni düzenleme yapılması uygun olacaktır.
            Aynı şekilde, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda yapılması gereken bir değişiklik ise, Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazetenin 22 Haziran 2010 tarih ve 27619 sayılı nüshasında yayımlanan, 4.2.2010 tarih ve E: 2008/28, K: 2010/30 sayılı kararla iptal edilen, Büyükşehir Belediyesi Kanununun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası için yeni bir düzenleme yapılması da uygun olacaktır.
          13. Yine Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda da düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır. Şöyle ki;
      Belediye meclislerine tanınan “ dava konusu edilmiş uyuşmazlıkların sulhen tasfiyesi” İl Özel İdaresi Kanununun ilk halinde il genel meclislerine tanınmış iken, 5302 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, Anayasa Mahkemesinin 18.1.2007 tarih ve E:2005/32, K.:2007/3 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediye meclislerinin kullandığı bir yetki şu anda il genel meclislerince kullanılamamaktadır.

 
 
 
 

 

Bu haber 18785 defa okunmuştur.
Yorum Yaz



YORUMLAR

Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

SİYASET KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

YAZARLAR
ANKET
Hangi Sorunun Cevabını Merak Ediyorsanız? Söyleyin Halkımıza Soralım.